İçki Ve Kumarın Zararları

(1/1)

can kırığı:
إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ

Maide:91 - Muhakkak ki şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz mi?
   
     
  Allah (c.c), bu ayette mü’minlere hitabına devam ederek onlara içki ve kumarın ne kadar zararlı olduğunu şöyle haber vermektedir:

“Ey Allah’a gerçekten iman edenler! Şunu iyi biliniz: Şeytan, aranıza düşmanlık, kin ve nefret sokmak için içki içmenizi ve kumar oynamanızı ister. Çünkü içki içer veya kumar oynarsanız, sonunda birbirinize kinlenmeniz ve düşman olmanız kaçınılmaz olur. Şeytanın esas hedefi de budur. Zira sizler arasındaki sevgi, saygı, dayanışma ve kardeşlik şeytanın hoşuna gitmez. İşte bu sebeble hep, aranızdaki bu mükemmel kaynaşmayı zedelemek ister. Bunun için elinden gelen her çabayı gösterir. Bu amaçla sizlere içki içmeyi, kumar oynamayı telkin eder. O zaman bu düşmanınızın sizin için hazırladığı tuzaklarına karşı her zaman tetikte olun.”

İçki kötülüklerin anasıdır. İçki içen, içki sebebiyle kendisine, babasına, annesine lanet eder. Hatta en sevdiği kişileri bile tereddüt etmeden ateşe atacak hale gelir. İçki, kişiyi ancak zillete, hasrete, nedamete ve utanca sevkeder.

Osman (r.a)’dan, Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“İçkiden uzak durun! Çünkü içki, kötülüklerin anasıdır. Sizden önce yaşamış bir adam, insanlardan uzaklaşıp bir yerde uzlete çekilerek Allah (c.c)’a ibadet etmekteydi. Fakat, fahişe bir kadın ona aşık oldu.  Bu fahişe kadın, cariyesini ona gördererek bir meselede şahitlik yapması için evine çağırttı. Adam, kadının çağrısına icabet ederek cariye ile birlikte çağrıldığı eve gitti. Adam eve girince geçtiği her kapı, cariye tarafından arkadan kapatılıyordu. Nihayet güzel bir kadının yanına vardı. Kadının yanında bir çocuk ve bir içki şişesi bulunmaktaydı. Kadın, adama şöyle dedi:

“Vallahi! Ben seni, şahitlik yapman için çağırmadım. Ben senden; benimle cima yapmanı veya bu çocuğu öldürmeni ya da şu içkiyi içmeni istiyorum. Zira sen, bunlardan birini yapmak mecburiyetindesin.” Bu durum üzerine adam içki içmeyi seçti ve sarhoş oluncaya kadar içti. Sarhoş olunca kadınla zina yaptı ve yaptığı bu çirkin amelleri kimseye söylemesin diye çocuğu da öldürdü.

Siz, içkiden uzak durun! Çünkü o, imanla bir arada asla bulunmaz. Muhakkak onlardan biri, diğerini çıkartır.” (Beyhaki sahih senedle rivayet etti. Nesei, Osman’a mevkuf olarak rivayet etti. Ahmed Şakir; “senedi sahihtir” dedi.)

Kumar da çok zarar verici bir ameldir. Hatta kumar sebebiyle nice yuvalar yıkılmış, nice kanlar akıtılmış, nice temiz insanların namusları kirletilmiş, nice insan için utanç verici ve pişmanlık sebebi olacak ameller işlenmiştir. Yine kumar sebebiyle nice mal, itibar ve iffet heder edilmiş, nice insanlar fakir düşmüş, itibarları yok olmuş, iffetleri kirlenmiştir. Nice candan dost da birbirine kin kusan düşmanlar haline gelmiştir.

Şahid olunan olaylarla sabittir ki kumar, kumar oynayan için eninde sonunda bir pişmanlık ve utanç sebebi olmuştur. Zaten şeytanın istediği de işte budur! Dünyada da ahirette de ademoğlunun hüsranı ve helaki...

“Sizi Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoymak ister.”

Allah (c.c) ayette, içki ve kumarın sebep olduğu diğer kötülük ve felaketleri belirterek şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Şeytan sizden, içki içmenizi ve kumar oynamanızı ister. Çünkü, içki içtiğiniz zaman aklınız gider, böylece insanı her türlü kötülükten alıkoyan namazı ve hatta kalbleri temizleyen, nefisleri mutmain eden Allah (c.c)’ın zikrini terkedersiniz.”

İnsan içki içince sarhoş olur, sarhoş olunca da aklı gider ve böylece hayır ile şerrin arasını ayırt edemez. Dolayısıyla sarhoş olan kimseden herşey beklenir. İşte bu sebeble Rasulullah (s.a.s) yukardaki hadisinde “içki kötülüklerin anasıdır” demiştir. Çünkü içki içen kimse her türlü kötülüğü yapmaya müsaittir.

Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:

“Başa kakan, anne-babaya eziyet eden ve ayyaş olanlar cennete girmezler.” (Nesei, Ahmed, Beyhaki, Ahmet Şakir bu rivayet için sahih dedi.)

Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:

“Kişi içki içtiğinde mü’min olarak içki içmez.” (Buhari, Müslim)

Abdullah b. Amr (r.a)’dan Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Ayyaş kimse, puta tapan gibidir.” (Bezzar rivayet etti)

İçkinin hem topluma hem aileye hem de ferde büyük zararları vardır.

İbni Ömer (r.a)’den Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Dünyada kim içki içer, sonra tevbe etmezse, ahiret günü ondan mahrum olur.”  (Buhari, Müslim)

Esma binti Yezid (r.a) şöyle demiştir:

“Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle söylediğini duydum:

“Kim içki içerse, Allah (c.c) ondan kırk gece razı olmaz. Eğer ölürse, kafir olarak ölür. Eğer tevbe ederse, Allah (c.c) tevbesini kabul eder. Eğer tevbe ettikten sonra tekrar içkiye dönerse, Muhakkak ki Allah (c.c), ona Kıynetul Habel’den içirir.” Ben dedim ki:

“Ey Allah’ın rasulü! Kıynetul Habel nedir?” Rasulullah (s.a.s)  şöyle dedi:

“Cehennem ehlinin irinidir.” (Ahmed rivayet etti. Ahmet Şakir bu hadisin senedi sahihtir, dedi.)

Hadisteki “kafir olur” lafzı; helal görerek içerse büyük küfür işlemiş ve kafir olmuş olur, helal görmeyerek içerse küçük küfür işlemiş ve günahkar olmuş olur, manasındadır.

Kumar da kumar oynayan kimseyi hem namazdan hem de Allah (c.c)’ın zikrinden alıkoyar. Kumara alışan kimse artık onun mübtelası olur. Zira artık kumar ona hükmeder ve sürekli onu kendisine çeker. Her oynadıkça daha çok oynamak ister. Şayet kumarda kazanırsa daha çok kazanmak ister. Şayet kaybederse kaybettiklerini tekrar elde etmek ister. Böylece bu uğurda herşeyini feda eder hale gelir.

Kumarın en önemli özelliği; yorulmadan, çalışmadan, ticaret yapmadan kolay yoldan para kazanmaktır. Bu ise fertler arasında düşmanlığa ve kine sebep olur.

İçki ve kumarın daha bir çok zararları vardır.  Bu kötü amellerin mübtelası olan bir kimsenin sağlığı, toplum ilişkileri ve dini ifsad olur. Allah (c.c)’ı zikretmekten ve namazdan uzaklaşır. Hatta dini emirleri tamamen terkedecek hale gelir. Bu da kişinin dünya ve ahiretini kaybetmesine sebeb olur.

İçki Kesin Bir Şekilde Haram Kılınmıştır:

“Artık vazgeçtiniz mi?”

Allah (c.c) ayetin bu kısmında, içki ve kumar hakkındaki kesin hükmünü bildirerek şöyle buyuruyor:

“Ey mü’minler! Gerek içkiden ve gerekse kumardan kesinlikle uzak durun! İşte bu, Allah’ın size kesin emridir.”

Allah (c.c)’ın ayetin bu kısmındaki hitabı, soru sigasındadır. Bu ise cevabı istenen bir soru değildir. İçki ve kumardan uzak durulması gerektiğini tekid eden bir ifadedir. Bu ifadeyle Allah (c.c) şöyle buyurmak istemiştir:

“Ey iman sahipleri! İçki ve kumarın topluma, ferde, dine ve sağlığa ne kadar zararlı olduğunu size bildirdim. Böyle zararlı her amelden kesinlikle uzak durmanız gerekir. Zerre kadar aklı olan, zerre kadar imanı olan bunları duyduktan sonra artık bu iki şeye kesinlikle yaklaşmaz.”

Ömer (r.a) bu ayeti duyunca:

“Artık içmekten  vazgeçtik, ya Rabbi!” dedi. (Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed)(Tirmizi ve Ali İbni’l Mediniy bu hadis için sahih dediler.)

Allah (c.c), bu ayetle içkiyi kesin bir şekilde yasaklamıştır. Allah’ın ayette kullandığı yasaklama ifadesi, yasak kılma ifadelerinin en şiddetlisidir.

Kur’an’ı, arapçayı ve lafızların manalarını bilmeyen bazı cahiller, yine kendileri gibi cahil olan insanları saptırmak için Allah (c.c)’ın içkiyi kesin bir şekilde haram kılmadığını söylerler. Buna da ayetlerde; “içki size haram kılındı” gibi bir ifadenin bulunmamasını delil getirirler.

İşte bu zır cahiller; Kur’an’ın üslubunu, arapçayı ve lafızların neyi ifade ettiğini bilmiş olsaydılar, bu ayette içkiyi haram kılan ifadenin, “içki size haram kılındı” lafzından daha kesin ve daha şiddetli bir şekilde içkiyi haram kılındığını anlarlardı.

Ayetler dikkatle incelendiğinde, Allah (c.c)’ın Maide: 90 ayetinde içki ve kumarı, dikili taşlar ve fal oklarıyla birlikte zikrettiği ve bunların hepsini şeytan işi birer pislik olarak vasfettiği görülür. Daha açıkçası, Allah (c.c) içki ve kumarı en büyük şirk olan puta tapmakla birlikte zikretmiştir. Puta tapmak ise çok büyük bir suçtur. Çünkü bu, Allah (c.c)’ın asla affetmeyeceği şirk olan bir ameldir. İçki ve kumarın bu suçla birlikte zikredilmesinin sebebi, bu iki amelin ne kadar kötü ve çirkin olduğunu belirtmek içindir.

Yine Allah (c.c) bu iki ameli şeytan işi birer pislik olarak vasfetmiş ve bu amellerden kaçınılmasını emretmiştir. Bu amellerden kaçınma emri, “haramdır” sözünden daha şiddetli ve kesin olarak haram kılıcı bir ifadedir. Zira buradaki ifade, sadece içki içmeyi ve kumar oynamayı haram kılmamakta, aynı zamanda bunlardan kesin bir şekilde uzak durmayı da emretmektedir.

Bazı ameller, “ondan uzak durun” şeklinde bir emir olmaksızın haram kılınmıştır. Bazı şeyler de “ondan uzak durun” şeklinde bir emirle haram kılınmıştır. Buna göre, bir konuda “ondan uzak durun” emri var ise o şey hem haramdır hem de ona ulaştıran yollara asla yaklaşılmaması gerekmektedir. Tıpkı zina konusunda olduğu gibi. Allah (c.c) zinayı, ona yaklaşılmayı yasaklayan bir ifade ile haram kılmıştır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Zinaya yaklaşmayın....” (İsra: 32)

Bu ayette de görüldüğü üzere Allah (c.c): “Zina haramdır” dememiştir. Bu konuda “zina haramdır” diye başka ayetlerde de bir şey bildirmemiştir. Ayette geçtiği üzere sadece: “Zinaya yaklaşmayın” buyurmuştur.

İşte bu ifade, sadece zinayı değil, zinaya giden yolları da haram kılar. İçki ve kumar için de hüküm böyledir. Buna göre sadece içkinin içilmesi ve kumarın oynanması değil, ona giden ve yaklaştıran yollar da haram kılınmıştır. İşte bu sebeble Rasulullah (s.a.s) daha önce geçen hadisinde, içkinin on yönden lanetlendiğini haber vermiştir.

Allah (c.c), bu ayette (Maide: 91) içki ve kumarın müslümanlar arasında düşmanlığa, kine, Allah (c.c)’ın zikrinden ve namazdan uzaklaşmaya sebep olduğunu haber vermiştir. Ayette sadece bu ibare olsaydı, yine de içki ve kumarın kesin olarak haram kılındığı anlaşılırdı. Çünkü müslümanlar arasında kine ve düşmanlığa sebep olan veya Allah (c.c)’ın zikrinden ve namazdan alıkoyan her şey haramdır.

Bütün bunlar gösteriyor ki içki ve kumar, içinde hayır bulunmayan, bilakis tamamen şer olan amellerdir.

Yine Allah (c.c), bir sonraki ayette şöyle buyurmak-tadır:

“Allah’a itaat edin, rasule itaat edin ve (size haram kılınan amellerden) sakının! Şayet yüz çevirirseniz biliniz ki, rasulümüze düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”  (Maide: 92)

Bu ayette, içki ve kumarın haram kılındığını tekid edilmekte ve bu pis amelleri işleyenler azapla korkutulmaktadır.

Sarhoşun İrtidatı:

Sarhoş; konuştuğunu bilmeyen, saçmalayan kimsedir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.” (Nisa: 43)

Hanbeli, Şafii ve Malikilere göre; sarhoşun irtidatı geçerlidir. Sarhoş kendine gelmeden ve tevbeye çağrılmadan öldürülmez. Malikilere göre sarhoş, içkinin haram olduğunu bilerek içiyorsa ve sarhoşken irtidat ederse irtidatı geçerlidir. Fakat içkinin haram olduğunu bilmeyerek içiyorsa irtidatı geçersizdir.

Delilleri:

1 - Sahabeler (r.anhum) sarhoşa, iftiracanın haddini uygulamışlar ve: “Bu nasılsa sarhoştur ne dediğini bilmiyor, onun için bunu mazur görelim” diye düşünüp bu uygulamadan vazgeçmemişlerdir.

Ömer b. Hattab (r.a) sahabelere içki içenin haddi hakkında danışarak dedi ki:

“İnsanların (kırk olan) bu haddi azımsadıklarını ve içki içenlerin arttığını görüyorum. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” Ali b. Ebi Talib (r.a) dedi ki:

“Benim görüşüm; seksen değnek had tatbik etmektir. Çünkü, bir kimse içki içerse sarhoş olur, sarhoş olursa saçmalar, saçmalarsa iftira atar. Bu yüzden iftiracının haddiyle hadlendirilsin.”

Ömer b. Hattab ve sahabeler (r.anhum) bunu uygun görerek sarhoşa iftiracının haddi olan seksen değnek had tatbik etmişlerdir.” (Malik, Şafii, Abdurrezzak, Beyhaki, Dare Kutni, Hakim)(Hakim ve Zehebi bu hadis için “sahih” demişlerdir.)

2 - Sarhoşun boşaması sahih olduğuna göre irtidatı da sahihtir.

3 - Sarhoş, sarhoşken yapamadığı ibadetlerden sorumlu olduğu gibi irtidadı da geçerlidir.

Hanefilere göre; sarhoşun irtidatı geçerli değildir.

Delilleri:

1 - Hamza (r.a), içki henüz yasaklanmadan önce sarhoş oldu ve Rasulullah (s.a.s) ile yanındakilere:

“Siz, benim ve atalarımın ancak köleleri olabilirsiniz” dedi.(Müslim)        

Rasulullah onu, bu sözünden dolayı cezalandırmadı.

2 - Sarhoşun biri de akşam namazında “el Kafirun” suresini okurken “la”ları düşürerek okudu. Bunun üzerine şu ayeti kerime nazil oldu:

“Ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.” (Nisa: 43)                              

Buna rağmen o kişinin irtidatına hüküm verilmedi. (El-Mebsut 10/123)

Bu ayetten anlaşılıyor ki, sarhoşun ve delinin irtidatı geçerli değildir. Karısını boşamış olsa, karısı da boşanmış sayılmaz.
 

Navigasyon

[0] Mesajlar