Hac Ayları Ve Hacda Yapılması Yasak Olan Şeyler

(1/1)

can kırığı:
الْحَجُّ أَشْهُرٌ مَّعْلُومَاتٌ فَمَن فَرَضَ فِيهِنَّ الْحَجَّ فَلاَ رَفَثَ وَلاَ فُسُوقَ وَلاَ جِدَالَ فِي الْحَجِّ وَمَا تَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّهُ وَتَزَوَّدُواْ فَإِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوَى وَاتَّقُونِ يَا أُوْلِي الأَلْبَابِ  

Bakara:197 - Hac (ayları) bilinen aylardır. Her kim onlarda (o aylarda hacca niyet edip) haccı (kendisine) farz ederse artık hacda refes, fusuk ve cidal yapmaması gerekir. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. Bir de azık alın. Muhakkak ki en hayırlı azık takvadır. Ey akıl sahipleri! Benden korkun.
 
      
  Alimler hac ayları hakkında ihtilaf etmişlerdir.

  İmam Malik'e göre; şevval, zilkade ve zilhicce'nin hepsi hac aylarıdır.

  İmam Şafii, İmam Ahmed, İmam Ebu Hanife ve İmam Malik'in bir görüşüne göre hac ayları şevval, zilkade ve zilhiccenin ilk on günüdür.

  İbni Ömer şöyle  demiştir:

“Hac ayları; şevval, zilkade ve zilhiccenin ilk on günüdür.

(Buhari)                                                                                                                    

 Hac Ayları Dışında Hac İçin İhrama Girmenin Hükmü:

İmam Ebu Hanife ve İmam Malik'e göre; hac aylarından önce hac için ihrama girmek caizdir.

“(Ey Muhammed!) Sana ayın şekilleri (hakkında) sorarlar. (Onlara) de ki: “Onlar, insanlar ve hacc için birer vakit ölçüsüdür.”      (Bakara: 189)

  İmam Ahmed'e göre; hac aylarından önce hac için ihrama girmek caizdir, fakat mekruhtur.

  İmam Şafii'ye göre; hac ayları dışında hac için ihrama girmek caiz değildir. Hac aylarından önce ihrama giren kişi hac için değil, umre için ihrama girmiş sayılır. Bu, namaz vakti girmeden önce namaz kılan kimsenin durumuna benzer. Bu kimsenin kıldığı, farz olan vakit namazı yerine geçmez, nafile namaz hükmündedir. İhrama girmek, hac için bir rükündür. Bu rükün ancak hac aylarında yapılırsa geçerlidir. Çünkü Allah (c.c):

“Hac (ayları) bilinen aylardır.” buyuruyor.

Bakara:189 ayeti amm olan bir ayettir. Halbuki, “Hac (ayları)  bilinen aylardır” ayeti has olan bir ayettir. Has olan bir ayet varken amm olan ayetle amel edilmez. Dolayısıyla bu konuda Bakara 197 ayetiyle amel edilmesi gerekir.

 İhramlı İken Yapılması  Haram Olan Şeyler:[/color]

1 - Refes, fusuk ve cidal yapmak;

Allah (cc) şöyle buyuruyor:

“Hacda refes, fusuk ve cidal yoktur.” (Bakara:197)

  Refes: Bazı alimlere göre; “cinsel ilişki”, bazı alimlere göre; “kötü ve kaba laflar”, bazı alimlere göre de; “kadınların yanında cinsel ilişki ve cinsel ilişkiye sürükleyici sözler söylemek”tir. Ancak, refes kelimesi bu manaların hepsini kapsar.

  Fusuk: “Dini yasakları çiğneyerek korkusuzca ve pervasızca günah işlemektir.”

  Cidal: “Ağız kavgası yapmak veya haccın zamanı hakkında müşriklerle münakaşa yapmaktır.”

  Rasulullah şöyle buyurdu:

“Kim refes ve fusuk yapmadan haccederse, annesinden ilk doğduğu günkü gibi günahlarından arınmış olarak hacdan döner.”   (Buhari)

 2 - Koku sürmek;

Bir adam: “Ya Rasulallah! Hacı(nın vaziyeti) nedir?” diye sordu. Rasulullah (s.a.s):

“(Hacı çeşitli sıkıntılar nedeniyle) saçı sakalı biribirine karışmış ve güzel kokular kullanmayı terketmiş bir haldedir.” buyurdu. (Tirmizi, İbni Mace) (Hakim bu hadis için sahih dedi.)

  3 - Dikişli (gömlek, külot, sarık ve mest gibi) giysiler giymek;

  İbni Ömer (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir:

“Bir adam Rasulullah (s.a.s)'e:

“Ya Rasulallah! İhrama girmek isteyen kimse hangi elbiseyi giyer?” diye sordu. Rasulullah (s.a.s):

“Gömlek, sarık, don, başlık ve mestleri giyemez. Yalnız, takunya bulamayan mest giyebilir. Fakat topuklarından aşağısına kadar olan kısmını kessin. Zaferan (safran), vers (bir nevi sarı ottan yapılmış koku) sürülmüş elbise giyemez.” buyurdu. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)

  4 - Tırnak kesmek;

 5 - Saçı sakalı tıraş etmek veya kısaltmak veya saça sakala yağ sürmek;

 Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“...kurban, yerine gelinceye kadar (ihramdan çıkarak) başlarınızı tıraş etmeyin!”                                    

(Bakara:196)

6 - Kadının eldiven giymesi veya yüzünü örtmesi;

  Aişe (r.a) şöyle demiştir:

“İhramda, Rasulullah (s.a.s) ile birlikteyken kafilelere rastlardık. Onlarla karşılaşınca başörtümüzü yüzümüze indirir, geçtikleri zaman da yüzümüzü açardık.”

(Ebu Davud, İbni Mace sahih senedle rivayet ettiler)

 7 - Avlanmak;

  Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“İhramlı iken avlanmayın!” (Maide: 95)

  8 - İhramda olan erkek yüzünü ve başını örtemez.

  bni Abbas (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir:

“Rasulullah (s.a.s) ile birlikte, ihramlı olarak yolculuk yapan bir adama devesi vurdu ve adam öldü. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s):

“Onu su ve sidr ile yıkayın ve üzerindeki iki elbise ile gömün! Koku sürmeyin! Başını ve yüzünü örtmeyin! Çünkü o, kıyamet gününde telbiye ederek diriltilecektir” buyurdu.        (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei, İbni Mace)

 Allah Her Şeyi Bilendir:

 “Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir.”

  Dikkat edin! Allah (c.c) ister hacda olsun ister başka yerde olsun, bütün yaptıklarınızı bilir ve sonra yaptıklarınızın karşılığını da verecektir. Öyleyse, Allah'ın emrettiği şeyleri yerine getirin ve yasakladığı şeylerden kaçının.

 Tevekkül:

“Bir de azık alın!”

  Bu ayetin nüzul sebebi hakkında İbni Abbas (r.a) dedi ki:

“Yemen ahalisi paraları olduğu halde, hac için yola çıkarken yanlarına azık almazdı. “Biz Allah'a tevekkül edenleriz” derlerdi ve hacda müslümanlardan dilenirlerdi. Bunun üzerine Allah (c.c):

“Bir de azık alın.” ayetini indirdi.   (Buhari, Ebu Davud, Nesei)

  Allah (c.c) tevekkülü yanlış anlayanlara bir cevap olarak bu ayeti indirmiştir. Tevekkül, sebeplere bağlanmadan rızkı Allah'a havale etmek değildir. Buna tevekkül değil tevakül denir.

  Allah'ın istediği tevekkül; sebeplere bağlandıktan sonra sonucu Allah'a havale etmektir. Bu sebeple, yola çıkılacağı zaman, gerekli tedbirler ve yol azığı hazırladıktan sonra Allah'a tevekkül ederek çıkmak gerekir.

  Rızkı, oturup bekleyerek veya bu şekilde Allah'a tevekkül ederek elde etmek caiz değildir. Rızkı ancak, gereken çabayı gösterdikten sonra, sonucu Allah'a havale ederek elde etmek caizdir. Aynı şekilde, kafirlerle olan savaşta da, eldeki bütün imkanlar seferber edildikten sonra sonuç Allah'a havale edilerek tevekkül edilmelidir.

Ahiret İçin Yapılacak Hazırlık:

“Muhakkak ki azıkların en hayırlısı takvadır. “

  Allah (c.c) dünyada, yolculuk için önceden azık hazırlamayı emrettikten sonra, ahiret yolculuğu için hazırlanması gereken azıktan bahsediyor.

  İnsan dünyada misafir gibidir ve en son varacağı yer ahirettir. Eğer ahiret için gerekli azığı hazırlamamışsa, sonu iyi olmaz, bedbaht ve mutsuz olur.

  Ahiret için hazırlanacak en hayırlı azık takvadır. Yani; Allah'ın emirlerini yerine getirip yasakladığı şeylerden kaçınmaktır. Dünyada iken Allah'ın emirlerini yerine getirmeyen ve Allah'ın yasakladığı şeylerden kaçınmayanlar azıksız yolculuğa çıkanlar gibidirler. Azıksız yola çıkanlar ise istediği yere varamaz ve yolda helak olur.

 Korkmak:

“Ey akıl sahipleri! Benden korkun!”

  Gerek haccın rükunlarını tam olarak yerine getirme, hacca ait yasaklardan kaçınma konusunda, gerekse tüm ibadetleri Allah'ın istediği şekilde yerine getirme konusunda olsun Allah'tan korkun!

  Eğer kişi akıl sahibi ise ve gerçek menfaatinin ne olduğunu biliyorsa, muhakkak yalnız Allah'tan korkar. Çünkü akıl sahibi bilir ki; ancak Allah'tan korkarak mutluluğa ve feraha erilir.
 

Navigasyon

[0] Mesajlar